İnteraktif, Hiperaktif…
1 Tem
2011′in sonunda tüm dünya’da IDC’nın raporuna göre online reklam pazarı 106 milyar dolar olacak.Bu rapora göre online reklam harcamaları bundan sonraki yıllarda yüzde 15 ile yüzde 20 arasında artacak. Bu yılın sonunda ise dünyada online reklam harcamaları 65.2 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Ortaya çıkan bu oran dünya reklam pazarının yüzde 10’una eşit. Ve bu iş hız kesmeden daha da artacağa benziyor.
Yine bu rapora göre 2011 yılında online reklam harcamaları, dünya reklam pazarının yaklaşık yüzde 14’ünü oluştururken 106.6 milyar dolar olacak. 2011 yılına kadar anahtar kelime tabanlı arama motoru reklamları en ünlü reklam formatı olmayı sürdürecek.Bu da bütün harcamaların üçte birinin fazlasını oluşturacak. Bunun hemen arkasında yüzde 20’ yle banner gibi görüntülü reklamlar, yüzde 19’la da seri ilanlar izliyor.

Bunu izleyen ise video formatı şeklindeki zengin medya reklamları. Hızlı bir büyüme beklenen bu tür reklamlarda da büyüme hızı yıllık yüzde 50’den daha fazla. 2011’de ülkeye göre ise 45 milyar dolar reklam harcaması ile Amerikanın zirvede yer alması bekleniyor.Diğer hızlı büyümeye sahip bölgeler ise Orta Doğu ve Afrika Orta ve Doğu Avrupa olarak gösteriliyor. Bölgeye göre ise en fazla reklam harcaması Batı Avrupa’da olacak. Yine bu rapora göre en fazla online reklam kategorileri şöyle: elektronik, pornografi, kumar, bilgi, bilgi işlem ve kumar. Ve bunların 2011′de yine başı çekecekleri bekleniyor.
14 May
Geçen yazıda bahsettiğimiz MySpace Data Availability ve Facebook Connect‘ten sonra trende hızlı bir şekilde uyum sağlayan Google oldu. Google ismine yakıştığı gibi şimdiye kadar yapılan en hızlı bağlantı çemberini kurup Google Friend Connect ismiyle yayına koydu. Hem de bunu gerçekleştirirken diğer büyük isimleri de (Facebook, Orkut, Yahoo, vs..) uygulama ağına sokarak uzun süre önüne geçilmeyecek şekilde sistemi oturtmuş gözüküyor.

Bu çemberi tanımlarken günlük yaşantımızdan örnek verirsek; komşularımızı, arkadaşlarımızı ve ailemizi içine alan kendi oluşturduğumuz bir topluluk içinde yaşıyoruz ve çeşitli günlük alışkanlıklarımız var. Yemek yemek, alışveriş yapmak, kitap okumak, vs.. uzayıp giden bu listenin her basamağında topluluğumuzla birlikte hareket etmek bizlere sosyalliğimiz açısından avantaj sağlayacaktır. Daha iyi restoranlar, daha iyi kitaplar ve belki daha ucuz bir alışveriş.
İşte Google Friend Connect aynı çemberi doğrudan internete taşıyor. Hatta günlük yaşantınızda karşınıza sıkça çıkmayan 2. ve 3. dereceden arkadaşlarınızı da ağınıza katarak. Çember uygulamaları halihazırdaki sosyal çılgınlığın tüm bu potansiyelinin kullanılmasını sağlayarak, sosyal ağ sitelerinin potansiyelini tüm site sahipleri ve dolayısıyla tüm web üzerine yaymak istiyor. Bu alışkanlıkla birlikte her web sitesi kendisini paylaşıma açarken, site üzerindeki hareketleri de daha şeffaf bir şekilde ölçümleyebilecek.

Bu web hareketinin bir diğer temel kazanımı ise bu günden sonra bahsettiğim market ya da kitapçının gelen müşterisini ve profilini net bir şekilde görebilecek ve sitesini sosyalleştirecek olması. Diğer müşterilere de açılabilecek olan profil, arkadaşlar, vb.. sayesinde de web üzerinde pangea‘yi oluştarmaya başlayacağız. Denemeyi örnek sitede yapabilirsiniz.
Bugünden sonra çok hızlı bir şekilde yukarılara çıkıp, web 2.0 dünyasına biraz üstten bakabilmenizi öneriyorum. Trendi en doğru şekilde yakalamalısınız.
Erhan Erdoğan
13 May
Çalışan insanlar arasında, geleneksel radyo yerine internetten radyo dinleyenlerin sayısı, 2007’den 2008’e çarpıcı bir büyüme kaydetti. “Arbitron/Edison Media Research Internet & Multimedia”nın verilerine göre, Amerika’da full time veya part time çalışanlar arasında radyoyu online olarak dinleyenlerin oranı bir yıl içinde yüzde 12’den yüzde 20’ye yükselirken, geleneksel radyoyu tercih edenlerin oranıysa yüzde 88’den yüzde 80’e geriledi. Araştırmanın sonuçlarına göre, radyoyu internetten dinlemeyi tercih edenler arasında çoğunluğu, üniversite mezunu çalışanlar oluşturuyor.
Marketing Türkiye
13 May
Turkcell’in iş dünyasına yönelik servisi olan işTcell, Google ile yaptığı işbirliği çerçevesinde KOBİ’leri internete çekmeyi planlıyor. Başlangıçta belli kota ve süre ile ücretsiz verilen hizmetin, limit ve kotayı aşan kısmı ise ücretlendiriliyor.
Türkiye’de bulunan 2 milyon küçük ve orta ölçekli işletmeden, sadece 400 bininin kendilerine ait internet sitesi olduğunu ve pek çoğunun kendi e-posta adresi olmadığı gerçeğinden hareket eden servis, geride kalan bu işletmelerin internet ile tanışmasında etkili olmayı planlıyor. Yeni servis, bu işletmelerin sistem içine girmeye niyetli olması için, ticarette sıkça kullanılan “ayak alıştırma” modelinin sanal ortamadaki yansıması gibi duruyor.
Servis bu amaçla; küçük ve orta ölçekli işletmelere, tek bir yerden ve belli bir dönem ve kota ile sınırlı olmak üzere ücretsiz web sitesi adresi ve çalışanları için şirket adı uzantılı e-posta sahibi olmayı sağlıyor.
Bunun sonucunda servisten 2008 yılı içerisinde yararlanacak tüm İşTcell’li işletmeler, aldıkları bir adet alan adını 2 yıl boyunca ücretsiz olarak kullanabiliyor. İşletmeler aynı zamanda, Google arama motorunda kullanılmak üzere 80 YTL’lik reklam kuponu ve bir ay boyunca cep telefonlarından e-postalarına 50 MB’lık erişime de ücretsiz sahip oluyor. 50 MB’lık kotanın aşılması durumunda servisin ücreti işletmeden tahsil ediliyor.
İşTcell’li işletmeler ayrıca internet üstünden anında yazılı veya sesli iletişim imkanı sağlayan Google Talk (GTalk), iş takibini sağlayacak Google Takvim, ofis uygulamalarının şirket içinde web üstünden kullanılmasına imkan veren Google Dokümanlar’ı içeren Google Apps uygulamalarından da faydalanabiliyor.
13 May
Google’ın az bilinen fotoğraf paylaşım ve mesajlaşma hizmetlerinden birisi olan Hello.com, ana sayfası üzerinden sitenin artık yayında olmayacağını duyurdu.
2004 senesinde Picasa’yı satın alarak bünyesine katan Google, “Her iyi şeyin bir sonu vardır” diye yazdığı Hello.com ana sayfasında, 15 Mayıs’tan itibaren site üzerinde bugüne kadar verilen hizmetlerin sonlandırılacağı, paylaşım ve mesajlaşma yapmak isteyen kullanıcıların Picasa, Google web albümleri ve Google Talk gibi uygulamalara yönelmelerini öneriyor. Hello.com daha önceden Picasa’nın bir parçası olarak çalışıyordu.
Öte yandan sitede yeni projelerin yolda olduğu ve farklı yüzlerle kullanıcılarla buluşulabileceği de not düşülmüş.
5 May

Uzunca bir süredir Google üzerinden reklam vermek isteyenler için çalışan AdWords hizmeti TV reklamlarıyla genişletiliyor. Artık sitenizin reklamını internetten verebileceksiniz.
Sitelerinin tanıtımını yapmak isteyenlerin başvurduğu kaynaklardan birisi de Google AdWords sistemi. Bilindiği gibi web sitesi sahipleri bu sistem üzerinden diledikleri tarih ve saat aralığında, bütçede ve coğrafyada metin reklamları vererek internet üzerinden milyonlarca kullanıcıya ulaşabiliyorlardı. AdWords hizmetinin bir eklentisi olarak Google şimdi de TV reklamlarını getiriyor.
Google TV reklamları hizmetinde de AdWords’e benzer şekilde bir işleyiş var. Vermek istediğiniz reklamın ülkesi, bu ülkede reklam verebileceğiniz TV kanalları, yayınlanacak saat, hedeflenen izleyici kitlesi, bütçeniz ve reklam tipini seçtikten sonra değişiklikleri kaydediyorsunuz.
Reklamlarınız dönmeye başladıktan 24 saat sonra yine bu hesabınız üzerinden girip izlenme oranı ve gösterimle ilgili tüm detaylı raporlara da göz atabiliyorsunuz.
Detaylar için: http://www.google.com/adwords/tvads/
cnetturkiye.com
22 Nis
National Association of Advertisers ve Forrester Research tarafından yapılan araştırmaya göre pazarlamacılar, son iki yılda televizyon reklamlarının etkisinin iyice azaldığını düşünüyor. Ankete göre, penetrasyonu yüzde 25’e yaklaşan DVR teknolojisi sayesinde reklamverenler, TV reklamı harcamalarını azaltmaya başlıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 28’i, çalıştıkları medya ajanslarının, TV mecrasındaki değişimler karşısında gerekeni yapamadığı görüşünde. Araştırma ayrıca, reklamcıların yarısının, DVR ve VOD programlarıyla çalışacak yeni reklam yöntemleri üzerinde denemeler yaptığını ortaya koyuyor.
Katılımcıların yüzde 87’si ise bu yıl online mecraya daha fazla harcama yapacağını ifade ediyor.
Her ne kadar online mecra reklam bütçelerinden henüz yeteri kadar pay alamasa da dünyada ve ülkemizde bu yönde ciddi gelişmeler var. Elbette bu gelişme altyapının gelişmesi ve internet yaygınlığının (penetration) artması da etken. Borga Dinçler
7 Nis
ABD’de hazırlanan bir raporda, internetin gazeteciliği değiştirdiğine dikkat çekildi. Raporda, “Birkaç yıl önce online haberler birimi bir gazetenin morgu gibi görülürken, online habercilik sayesinde öğleden sonra baskıları yeniden doğdu” denildi.
ABD’de hazırlanan Mükemmel Gazetecilik Projesi’nin yıllık “Haber Medyasının Durumu” raporunda, internetin gazeteciliği değiştirdiği ancak birçok farklı haber, görüş ve bakış açısı içermesine rağmen demokratikleştirmediği belirtildi.
Rapora göre, ABD’de geçen yıl Irak savaşı ve başkanlık seçimiyle ilgili haberler, gazete, televizyon ve haber sitelerinde yer alan haberlerin yüzde 25’ten fazlasını oluşturdu. Irak, İran ve Pakistan çıkarıldığında, diğer ülkelerle ilgili haberler ise tüm haberlerin yüzde 6’sı olarak kaldı.
Proje Müdürü Tom Rosenstiel, “Geleneksel haberlerin alıcıları kendi durumlarını korusa da bu haberleri yapanların durumu sarsılıyor” dedi.
Rosenstiel, NBC News programının David Gregory’yi MSNBC’de bir gece programının sunuculuğuna atarken Beyaz Saray muhabirliğine devam etmesini istemesinin, gazetecilerden daha fazla çalışmalarının istenmesinin bir örneği olduğunu belirtti.
Haberin sürekli güncellenen bir hizmet olma özelliğinin arttığına dikkati çeken Rosenstiel, geçen hafta New York Times gazetesinin New York Valisi Eliot Spitzer’in bir hayat kadınıyla ilişkisi olduğuna dair ilk haberi öğleden sonra internet sitesinde yayına vermesiyle birlikte haberin günün haberi haline gelmesini örnek verdi.
Rosenstiel, birkaç yıl önce online haberler bir gazetenin morgu gibi görülürken, artık online habercilik sayesinde eskiden gazetelerin öğleden sonraki baskılarının online olarak yeniden doğduğunu söyledi.
HABER SİTELERİ NİHAİ YER OLMAKTAN ÇIKIYOR
Öte yandan haber siteleri okuyucuların bakacağı nihai yer olmaktan da çıkıyor. Bireysel blog sayfaları bile okuyucuya daha fazla bilgi bulabileceği çok sayıda başka adres sunuyor.
Araştırmada, beklenmedik şekilde, başlıca medya kuruluşlarının işlettiği sitelerin dışarıdan yapılan yorumlara karşı, vatandaş girişimlerinin kurduğu internet sitelerinden daha açık olduğu da ortaya çıktı.
GAZETECİLER DEĞİŞİMİ GELİŞİM OLARAK GÖRÜYOR
Projenin yaptığı başka bir araştırmaya katılan gazeteciler, büyük oranda, online gazeteciliğin kendileri için getirdiği değişikliklere karşı çıkmaktan ziyade benimsiyorlar. Gazetecilerin çoğu blog yazmayı sevdiğini ve okuyucuların haberlerle ilgili postalarını yararlı bulduğunu belirtirken, multi medya alanında bir iş yapmaları istendiğinde, bunu bir ek çalışma olarak değil, kendilerini geliştirici bir deneyim olarak görüyor.
internet pazarlama
28 Mar
Davranış odaklı Pazarlama yani Behavioural Targeting (BT),tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemini artırıyor.
Bu işin öncüsü olan Klikmos (clickmos) reklam Ajansı,Avrupa’da BT alanında önde gelen Almanya merkezli Wunderloop firmasının Türkiye temsilciliğini aldı.
İnternet mecrasından vazgeçmem diyen reklamverenlerin,hedef kitlesini takip etmek için düğmeye basıldı.
Yayıncılar mutsuz mu olacak ?
Sistemin en önemli faaliyet alanı,internet reklamcılığında reklamverenlerin bütçelerini efektif kullanması için onları doğru site,doğru sayfa ve doğru kullanıcılara yönlendirecek olması.
Doğru kodlamayı bilmek gerekiyor
Bu sistemin en önemli unsuru sitelerin kendilerini kodlaması.Yani bir spor sitesi ise içerisinde yer alan Basketbol,voleybol vs. gibi spor dallarını belirleyerek faaliyet alanının haritasını çıkarmak.Bu durum Türk internet mecrasında biraz zorlu gözüküyor,zira bu mecrayı tanıyan tanımayan birçok girişimci site açmak konusunda hız kesmiyor.
Zap Medya’nın eski ortaklarından ve interaktif Dünyasının tecrübeli ismi Klikmos (clickmos) Genel Müdürü Nihat Karaman,
“Behavioural Targeting sayesinde reklamcılar,tüketiciyi akıllıca,ilgi ve istekleri doğrultusunda hedefliyorlar.Reklamverenler daha fazla hedef kitleye,daha fazla geri dönüşle ulaşıp birim maliyetleri hızla düşürebilecekler” dedi.
Bu sistem sayesinde belki Reklamverenler internet’e artık daha sıcak ve istekli bakabilecekler.
İnternet mecralarıda pazar paylarını artırıp yeni Reklamverenlerle tanışmış olacak.
Nihat Karaman’a yeni görevinde başarılar dilerim.

İnanırsanız varsınız... İnanmazsanız kaybolursunuz...
Internet, pazarlamayı baştan yarattı. Bundan yaklaşık 10 Yıl önce pazarlamaya dair bildiğimizi sandığımız çoğu şey bugün aslında doğru değil... Tüm bunların suçlusu(!) ise Internet...
Düşündüğüm görüş ve yorumlarımı interaktif, hiperaktif adlı bloğumda sizlerle paylaşıyorum.
Sizleri de, yorumlarınızla sohbete katılmaya davet ediyorum.