İnteraktif, Hiperaktif…
1 Nis
Facebook, Türkçe‘nin de dahil olduğu 22 lisan için kullanıcılarını tercüme uygulamasını yüklemeye çağırıyor.
Dünyanın en popüler sosyal ağının bu hareketi ile İngilizce dışındaki dillerde de hizmet verebilmesi için bir süre önce devreye aldığı kullanıcı destekli tercüme sistemini genişletip toplu bir yerelleşmeye gittiğini görüyoruz.
Şu an için tercüme uygulamasını kuran fazla Türk kullanıcı olmadığını görsek de bugünden itibaren jet hızıyla Facebook‘un Türkçe yayınına hazırlanacağını tahmin edebiliyoruz. Eğer siz de Facebook‘un Türkçe tercümesinde pay sahibi olmak isterseniz gerekli uygulamayı buradan kurabilirsiniz.
Peki şimdi gelelim sorumuza. Hali hazırda Facebook‘da Amerika, İngiltere ve Kanada‘dan sonra en yoğun aktif popülasyonla 4. sırada olan Türkiye, Facebook‘un Türkçe olması ile bu popülasyonunu büyütmeyi sürdürür mü dersiniz? Bu konudaki fikirlerinizi Türkiye‘deki lokal sosyal ağlarımızın geleceğini analiz edebilmek için gerçekten öğrenmek istiyoruz. Yorumlarda fikirlerinizi paylaşırsanız seviniriz.
Webrazzi
28 Mar
Davranış odaklı Pazarlama yani Behavioural Targeting (BT),tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemini artırıyor.
Bu işin öncüsü olan Klikmos (clickmos) reklam Ajansı,Avrupa’da BT alanında önde gelen Almanya merkezli Wunderloop firmasının Türkiye temsilciliğini aldı.
İnternet mecrasından vazgeçmem diyen reklamverenlerin,hedef kitlesini takip etmek için düğmeye basıldı.
Yayıncılar mutsuz mu olacak ?
Sistemin en önemli faaliyet alanı,internet reklamcılığında reklamverenlerin bütçelerini efektif kullanması için onları doğru site,doğru sayfa ve doğru kullanıcılara yönlendirecek olması.
Doğru kodlamayı bilmek gerekiyor
Bu sistemin en önemli unsuru sitelerin kendilerini kodlaması.Yani bir spor sitesi ise içerisinde yer alan Basketbol,voleybol vs. gibi spor dallarını belirleyerek faaliyet alanının haritasını çıkarmak.Bu durum Türk internet mecrasında biraz zorlu gözüküyor,zira bu mecrayı tanıyan tanımayan birçok girişimci site açmak konusunda hız kesmiyor.
Zap Medya’nın eski ortaklarından ve interaktif Dünyasının tecrübeli ismi Klikmos (clickmos) Genel Müdürü Nihat Karaman,
“Behavioural Targeting sayesinde reklamcılar,tüketiciyi akıllıca,ilgi ve istekleri doğrultusunda hedefliyorlar.Reklamverenler daha fazla hedef kitleye,daha fazla geri dönüşle ulaşıp birim maliyetleri hızla düşürebilecekler” dedi.
Bu sistem sayesinde belki Reklamverenler internet’e artık daha sıcak ve istekli bakabilecekler.
İnternet mecralarıda pazar paylarını artırıp yeni Reklamverenlerle tanışmış olacak.
Nihat Karaman’a yeni görevinde başarılar dilerim.
28 Mar
Türkiye’nin en büyük portalı sayılan MyNet tasaramında çok farklı bir çizgi ile girdiğini herkese duyurdu.Dün bu gelişme ile ilgili bazı meslektaşlarımdan ve dostlarımdan çeşitli eleştiriler ve övgüler duydum.
Webrazzi ‘den Arda Kutsal ‘ın da yazısında belirttiği gibi “MyNet Web 2.0 havasına girdi” yerine ,bence şimdiden “MyNet Web 3.0 ‘e hazırlanıyor”olmalıydı.Zira Lider kalmak isteyenler hep bir adım önde olmalı düşüncesine eminim herkes katılacaktr.Teknik olarak henüz mümkün olmasa bile,bunu şimdiden telafuz etmek bile ,markanın ne kadar profesyonelce yaklaştığını ve takipci olduğunu gösterecektir.
Tasarım konusunda bende fazla detaya girmek niyetinde değilim,beni pek ilgilendirmez ama çok renklerin ve sade duruşunu fena bulmadığımı söylemek istiyorum. Gerçekten de o gereksiz tablolardan kurtulduğunu daha yeni yeni farkettim.

MyNet‘in son zamanlardaki atakları,gerçekten ileri düzeyde ve başarılı bulduğumu belirtmek isterim.Sadece merak ettiğim bir nokta var.
MyNet‘in alt sayfaları ve servisleri neden farklı tasarımlara sahip? Özel bir sebebi olsa gerek diye düşünenler mutlaka vardır.Bu soruyu eminiz ki MyNet yetkilileri cevaplandıracaktır.
Tasarımın değişmesi bazı şeylerin başlangıcı olabilir ama değişim iyidir.MyNet sayfasını detaylı incelemenizi tavsiye ediyorum.
Sizi interaktif,Hiperaktif ’te fikirlerinizi paylaşmaya davet ediyorum.
MyNet ’e başarılar Diliyorum.
26 Mar
Marketing Türkiye ve MMI tarafından, Mynet’in sponsorluğunda gerçekleştirilen Mynet Web School-2 Mövenpick Hotel İstanbul’da bugün başladı.
Mynet’in sponsorluğunda MMI ve Marketing Türkiye’nin gerçekleştirdiği Mynet Web School’a çoğunluğunu reklamverenlerin oluşturduğu, interaktif, reklam, pazarlama sektöründen katılımcılar katıldı.
“Sonsuzlukta Kaybolmamanın Sırrı” başlıklı ilk derste MyNet Web School’un Müdürlüğünü üstlenen Uğur Şeker, Tükiye’de ve dünyada mevcut pazar durumunu, sektördeki aktörleri ve son gelişmeleri ele aldı.
Mynet Web School’un ders programında yer alacak diğer konu başlıkları şöyle:
2 Nisan 2008 - İnternet Medya Stratejileri
16 Nisan 2008 - Advergaming
30 Nisan 2008 - Mobil-Net
7 Mayıs 2008 - Do you Search?
14 Mayıs 2008 - E-Mail is our Life
21 Mayıs 2008 - Uygulanabilir Yaratıcılık Lazım
28 Mayıs 2008 - E-PR ve CRM
4 Haziran 2008 - WOMM
11 Haziran 2008 - İnternetin Vazgeçilmezleri (Networkler)
Detaylı bilgi http://www.mmiturkiye.com/webschool.html
adresinden alınabilir.
24 Mar
9. Olağan Genel Kurul toplantısı 20 Mart 2008 Perşembe günü Mövenpick Hotel İstanbul’da gerçekleştirilen RVD’de 2005 yılından bu yana başkanlığı yürüten Hakan Uyanık bayrağı Koç Holding’de Reklam ve Medya Koordinasyonu görevini yürüten Hakan Gören’e devretti.
16. yıldır reklam ve pazarlama sektöründe faaliyet gösteren RVD’nin iki yıl süreyle görev yapacak olan yeni Yönetim Kurulu’nun Asil ve Yedek Üyeleri; Koç Holding’den Hakan Gören, Pınar’dan Azmi Gümüşlüoğlu, Oyak’dan Asaf Ardak, Eczacıbaşı’nda Ayşen Akalın, Colgate Palmolive’den Ahmet Pura, Mey İçki’den Bahadır Demir, Reckitt Benckiser’den Caner Tunaman, Doğuş Otomotiv’den Deniz Güven, Unilever’den Dilek K. Erkey, Ülker’den Fikret Işık, Danone’den Gizem Keçeci, BSH’den Hakan Turalı, Henkel’den Hasan Alemdar, Türk Telekom’dan İsmail Bayazıt, Avea’dan İlker Koçak, Teknosa’dan Kadircan Erkıralp, Turkcell’den Lale Saral Develioğlu, Akbank’dan Murat Göllü, Kraft’dan Onur Poray, HSBC’den Ömer Kayalıoğlu, Nestle’den Pınar Sükan Ertürk, İş Bankası’ndan Suat Sözen ve P&G’den Zeynep Kutlay’dan oluşuyor.
Türkiye’de reklâmın önemini, etkinliğini, verimliliğini, bilincini yerleştirmek ve geliştirmek amacıyla çalışan Reklamverenler Derneği yaklaşık 25 farklı sektörde faaliyet gösteren 73 firmadan 98 üyesiyle reklam pazarının yüzde 60’ını temsil ediyor.
Marketing Türkiye
20 Mar
Google Maps aylar önce şirketlere yönelik başlattığı kişiselleştirilmiş haritalar uygulamasını ve devamında da şirket adreslerinin imlenebildiği karşılıklı doğrulamayla gerçekleşen harita imleme sistemini değiştirdi.
Bu değişiklikle birlikte haritalar üzerinde beğendiğiniz herhangi bir kafeyi, komşunuzun evini ya da kendi şirketinizi viki stiliyle düzenleyebileceksiniz. Anlık olarak dünya haritasında yer alacak olan bu düzenlemeniz diğer kullanıcılar tarafından görülebilecek, tekrar düzenlenebilecek ve düzenleme geçmişine göz atılabilecek.

Başlıkta “denemesi” ifadesini kullanmamızın nedeni, hem Google‘ın her uygulamasında düzenleme mantığıyla ilgili zaman zaman buna yakın denemeler yapması; hem de viki uygulamasının telefon ve web sitesi gibi bilgilerin eklenebildiği bir uygulamada kullanmasının tehlikeli/reklama yönelik sonuçları olabileceğiyle ilgiliydi.
Bu uygulama bu açıkla Türkiye’de uygulanmaya başladığı gün 24 saatini harita imlemeye ayıran bir illegal kullanıcı, sistemi hatalı bilgiye boğabilir. Bunun önüne geçmek için neler düşüyorlar bilmiyoruz ama biz bu yeni uygulamanın sade bir viki uygulaması olmadığını ve ilerleyen günlerde kullanıcı başına düzenleme sayısının sınırlandırılabileceğini düşünüyoruz.

*Yapılan anlık değişiklikleri takip edebileceğiniz arayüzden bir görüntü.
Sınırlandırma fikri -viki stiline uymayacak olsa da - hele bizim gibi mahkemelerinin internete müdahele olgunluğunun yetersiz olduğu az-gelişmiş ülkelerde daha mantıklı gözüküyor gözümüze.
Bu kadar faydalı olabilecek yeni nesil bir sistemi ve başından beri yarı İngilizce, yarı Türkçe kullanmaya çalıştığımız Google’ı; bir kez daha sağlıklı kullanamayacağımızı bilmenin, bir şekilde algılama sorununa ve karmaşaya yol açacağını görmenin üzüntüsüyle bize beklemek ve görmek düşüyor.
Bunun yanında da taze lisanslı semantik(anlamsal) arama motoru Hakia‘nın zirve yapmasını ve Türkçe arayüzünü sonuna kadar tamamlamasını diliyoruz!
Webrazzi
17 Mar
Facebook‘tan sonra messenger uygulamaları yetersiz kalıp; iletişim boyut değiştirmeye ve çeşitlenmeye başladı. Eskiden Windows Live Messenger, GTalk, Skype vb.. uygulamaları kullanarak iletişimde kalabilen kullanıcı, artık Facebook üzerinden mesajlaşmaya başladı.
Kendi kullanıcı deneyimimden çıkardığım sonuç, asla Windows Live ya da GTalk kullanmayacağım yönünde oldu. Bunun gerekçelerinden en önemlisi anlık olmayan bu mesajlaşmalar sırasında odağım olan konuları takip etmek için daha çok zaman bulabilmemdi. Sohbetlerin aralığı uzamış olsa da, bir şekilde sohbetlerin içeriği sağlıklı bir şekilde korunabiliyordu.
Fakat isteklerimi bugünden sonra karşılayamayacağına inandığım messenger kavramını, bir kez daha sorgulamam gerekiyor artık. Çünkü eski Google‘lı Aydın Şenkut‘un da yatırımcıları arasında yer aldığı - geliştiricileri de eski Youtube ve Google’lılardan oluşan Social.im ekibi; Facebook‘ta sıkça karşımıza çıkan “MSN’in yok mu senin? : )” sorusunu tamamen ortadan kaldıracak.
MSN Messenger, GTalk ve Yahoo Messenger kendini bir an önce yenilememek için ısrar ederken; önümüzdeki yılların en çok kullanılan anlık iletişim uygulaması Social.im olacağa benziyor. Tabii ki büyük oyuncular hızlı ve doğru bir şekilde hareket edemez ya da Social.im onlar tarafından satın alınmazsa!

Social.im üzerinden anlık iletişim sağlarken, aynı zamanda duvar yazılarınızı, dürtmelerinizi: ), arkadaşlık taleplerinizi, vb.. sıcak gelişmeleri de Facebook gezicinizde açık olmadan takip edebileceksiniz.
Mac kullanıcıları da doğrudan hitap eden sistem; Jabber platformunda çalıştığı için iChat ve Adium ile birlikte de kullanılabiliyor. Aynı zamanda çevrimiçi uygulama olan Meebo da Jabber sayesinde Social.im‘i destekliyor; sistem çok kısa süre için tüm diğer sosyal ağları da bünyesine katarak genişleyecek gibi gözüküyor. (Arkadaşlarınızı ekleyebileceğiniz sosyal ağlar arasında AOL tarafından 750 mil $’a satın alınan Bebo da var.)
Yeni bir uygulama olan Social.im alfa versiyonuyla hizmet vermekte - bu yüzden uygulamayı masaüstünüze kurup kullanmaya başladığınız anda arkadaş listenizde kimsenin online olmadığını görebilirsiniz. Bunun nedeni henüz arkadaşlarınızın bu uygulamaya sahip olmaması.
Şimdilik sistemi test etmek isteyen Windows ve Mac kullanıcıları beni kullanabilir.
Bu yazı Erhan Erdoğan tarafından yazılmış olup Webrazzi.com‘da yayınlanmıştır.
14 Mar
LinkedIn‘i biliyorsunuzdur. Dünyanın en popüler iş sosyal ağlarından biridir. LinkedIn geçtiğimiz haftalarda sistemine grup özelliğini ekledi. Günlük olarak kullandığımız sayılı servislerden olan LinkedIn‘in bu özelliğini, gerçekten profesyonel global kullanıcı kitlesini de düşünerek aktif olarak kullanmaya karar verildi.
Türkiye’de internet alanında çalışan değerli şirket, girişimci ve yatırımcıların olduğunu ve global pazarlardan Türkiye internet pazarına olan ilginin büyüdüğünü göz önüne alarak “Web 2.0 Turkey” isimli bir grup oluşturuldu.
Amaç global yatırımcı ve girişimcilerle Türkiye internet pazarının profesyonellerini buluşturabilmek ve elbette ülkemizin profesyonelleri arasında bir köprü oluşturabilmek. Amacın net olarak anlaşılması bizim açımızdan çok önemli. Grubun üyeleri arasında değer yaratacak bağlar kurmak ve yabancı ilgililerin ihtiyaçlarına çözüm bulmak ana amaç olacaktır.
“Web 2.0 Turkey” grubunun üyelerinin kabulü konusunda da son derece seçici olacağını bilmenizi isteriz. Bu sebeple gruba katılmak için başvuru yapan kişilerin LinkedIn profillerinin kapsamının çok önemli olacağını bildirmek isteriz.
Katkılarından dolayı Arda Kutsal ‘ı tebrik ederim.Hep bir adım önde olmak bu olsa gerek.
12 Mar
İnternetin iş terminolojisine her gün devrim niteliğinde bir yenilik daha ekleniyor. Bugün, geçen günlerde hakkında yazı yazdığım FriendFeed‘in yeni bir uygulamasıyla karşılaştım; Changelog.
Friendfeed yaratıcısı eski Google’lı Paul Buchheit kendisinden beklenen büyük adımları bir bir herkesin gözünün önünde atacağa benziyor. Son fikri olan Changelog, FriendFeed kaynak kodunda yapılan değişikliklerin tüm dünyadaki yazılım mühendisleri ve kullanıcılarla paylaşıldığı blog. Şirket başlattığı bu uygulama sayesinde ilerleyen dönemlerde tüm şirketlerin kullanıcılarına karşı daha saydam ve sorumlu olduklarını ifade edecek olan changelog fikrinin ateşleyicisi oldu.

Kullanıcıyla etkileşim sağlayan uygulamalardan bir kaçını daha birlikte sıralayabiliriz. Ben aklıma gelenlerden ve notlarımdan bir kaçını kısa kısa paylaşacağım. Geçen günkü yazımdaki katkınızdan sonra Webrazzi yorumcularıyla birlikte çok sesli olarak daha geniş içerikler üretme fikrini kalıcı bir kullanıcı deneyimine dönüştürmemizi isterim.
OpenDNS Domain Tagging - Kullanıcının eklediği siteleri, yine kullanıcının oylamasına sunarak bu şekilde bir kategorilendirme sağlandı. Örneğin A kullanıcısının Blograzzi‘ye sağlık kategorisinde bir blog eklemesi, sonra bir kaç kullanıcının olumlu ya da olumsuz oylarıyla bu sitenin gerçekten hangi kategoriye ait olduğu belirlenmiş olması.
OpenDNS Idea Bank - Kullanıcıya site hakkındaki yeni fikir ve önerilerini herkesin önünde paylaşıma açması ve oylamaya sunması sağlandı; digg tarzı oylama sayesinde genel yön belirlenerek, kullanıcının en sıcak istekleri ya da en ilginç fikirleri uygulamaya sokulmuş oldu.
Facebook Translation - Bildiğiniz gibi Facebook önce İspanyolcaya daha sonra da yakın zamanda Almancaya çevrildi. Özel davetiye sistemi sayesinde binlerce kullanıcının katkısıyla Facebook kısa zamanda tercüme edilebildi. Sırada Rusça ya da Türkçe olacağını tahmin ediyorum. MySpace‘in yerelleşme atağından önce bir hamle yapılması mantıklı olacaktır. Bunu düşünemezlerse sırada Japonca var.

Bunların dışındaki uygulamalar sizlerin örnekleriyle çoğalacaktır. Yakın zamanda sitelerin ve tüm servislerinin halka açık sayfalarında “edit“ tuşları görürsem hiç şaşırmayacağım. Mesela bir gün uyanacağız; sık kullandığımız herhangi bir sitenin logosunun sağ üst köşesinde düzenleme tuşu göreceğiz. Sonra da bizim tasarladığımız en çok oylanan logo bir yenisi eklenene kadar orada kalacak. Neden olmasın?
Not: Google son zamanlarda düzenlediği Doodle4Google‘da neden daha eğlenceli şeyler denemek yerine, hala eski mektup yollamalı televizyon programlarını anımsatan bir logo tasarım yarışması düzenledi. Daha doğrusu arkadaşlarımızın elinde olan imkanlarla zaten yapabildekleri fikirleri olan Googlebizelogoyapsana‘nın klonunu yaptılar. : ) Unutmadan bunun da altını bir kez daha çizelim.
11 Mar
En çok kullanılan iller ve onun hakkında bilmek istediğiniz herşey…
Turkcell ve MSN Türkiye, yeni bir çalışma için el ele verdiler. Bu çalışmanın yanı sıra verilen rakamlar, ülkemizde MSN’i ne kadar sevdiğimizi de ortaya çıkarıyor.
Dünyanın en popüler anında mesajlaşma yazılımı olan Windows Live Messenger’ı uygun bir tarife ile abonelerine sınırsız kullanımla sunan Turkcell, şimdi de mobil reklam konusunda Microsoft ile işbirliğine gitti. Çok yakında cep telefonuyla internet kullanırken Wap Banner ve Wap Link şeklinde reklamlar görmeye başlayacağız. Bu çalışmanın eleştirilen tarafı ise, kullanıcıların reklamı görememe gibi bir seçeneklerinin olmaması.
Rakamlarla MSN
Toplantıda MSN Gelişen Pazarlar Ülke Müdürü Ebru Çapa, bazı verileri basın mensupları ile paylaştı. Bu veriler üzerinden, MSN’i en sık ne zaman kullandığımızı, hangi illerin rağbet gösterdiğini açıkça görebilirsiniz.
Türkiye’deki MSN kullanıcı sayısı: 25 Milyon
Windows Live Mail kullanıcı sayısı: 19 milyon
Windows Live Spaces kullanıcı sayısı: 12 milyon
Turkcell üzerinden aktif olarak MSN kullanan kişi sayısı; 1.1 milyon
Şu ana kadar açılan Turkcell MSN oturum sayısı: 15 milyon
Turkcell MSN üzerinden gönderilen mesaj sayısı: 800 milyon
MSN’i En Çok Kullanan İller;
İstanbul %32
Ankara %7
İzmir %4
Bursa %3
Nüfusa Göre MSN kullanımı
1. Istanbul
2. Yalova
3. Bursa
4. Elazığ
5. Trabzon
MSN’in en sık kullanıldığı saatler; 18:00-23:00 arası
ShiftDelete.Net

İnanırsanız varsınız... İnanmazsanız kaybolursunuz...
Internet, pazarlamayı baştan yarattı. Bundan yaklaşık 10 Yıl önce pazarlamaya dair bildiğimizi sandığımız çoğu şey bugün aslında doğru değil... Tüm bunların suçlusu(!) ise Internet...
Düşündüğüm görüş ve yorumlarımı interaktif, hiperaktif adlı bloğumda sizlerle paylaşıyorum.
Sizleri de, yorumlarınızla sohbete katılmaya davet ediyorum.