Vedat Karabulut

İnteraktif, Hiperaktif…

Arsiv ‘Haber’ Kategorisi

İzlesene.com’un API desteği devreye girdi

İzlesene.com‘un kendi video sitesini kurmak isteyen ya da uygulamalarında video özelliklerini desteklemek isteyen kişiler için hazırladığı video API’si devreye girdi. İzlesene.com altyapısını kullanan ve geliştiricilerin hızlı video çözümleri geliştirebilmesini sağlayan servisin son derece değerli olacağını düşünüyorum.

Türkiye’de daha önce benzerini duymadığım bu uygulama ile bence en önemlisi girişimcilerin üzerindeki sunucu yükü alınmış oluyor.

İzlesene.com yetkililerinden aldığım bilgiye göre API’yi devreye almaları ile birlikte API seri numarası isteyen 20‘e yakın kullanıcı olmuş.

API kapsamında oldukça geniş seçenekler sunan İzlesene.com‘un detaylı API sayfalarına ve örnek uygulamasına da site üzerinden ulaşabilirsiniz.

Özellikle belirtmek isterim ki, benim bu API desteği birlikte daha fazla video sitesi açılması gibi bir hayalim ya da isteğim yok. Video desteği olan inovatif uygulamalar ve video üzerine kurulu verimli araçlar API desteği ile hayata geçirilebilecek ve dikkatimi çekecek girişimler olacaktır.

Önemli bir fırsat ve imkan olarak gördüğüm İzlesene.com video API’sini kullanan geliştiricilerden çıkan uygulamaları hep birlikte takip ediyor olacağız.

Webrazzi Arda Kutsal

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber
  • OpenDNSBugün Alexa Türkiye sıralamasında entresan bir site ile karşılaştım. Türkiye’nin en çok ziyaret edilen siteleri arasında 50. sırada yer alan bu site OpenDNS. Ama daha da önemlisi OpenDNS‘e trafik sağlayan ülkeler arasında Türkiye‘nin Amerika‘dan sonra 2. sırada olması.

    Bunun sebebini anlamak çok zor değil. Ülkemizde yasaklanan sitelere erişmek için birçok kullanıcı DNS ayarlarını OpenDNS‘e göre düzenliyor. Devamında ise eğer yazılan adreste bir hata varsa gelen sayfa OpenDNS arama sayfası oluyor.

    OpenDNS Alexa 100

    Şimdi buradan şöyle bir sonuç çıkartabiliriz. Türkiye’de hem çok fazla OpenDNS kullanıcısı var, hem de adresleri çoğu zaman yanlış yazdıkları için arama ekranına ulaşarak siteye trafik sağlıyorlar.

    Burada sadece OpenDNS kullanıcısı olmanın Alexa‘da bir trafik sayımına imkan vereceğini düşünmediğim için böyle bir tespitte bulunuyorum. Herhalde DNS üzerinden geçen trafiği Alexa sayamıyordur diye düşünüyorum.

    Diğer taraftan kafamda bir de şu saptama şekilleniyor. Türkiye’deki internet kullanıcıları aslında üst düzey işlemleri istedikleri zaman kolaylıkla yapabiliyorlar.

    Mesela Facebook uygulamaları. Oldukça üst düzey olduğunu düşündüğüm hatta İngilizce olmasının sorun olabileceğini tahmin ettiğim böylesine bir işlemi bile milyonlarca Türk kullanıcı yapabiliyor.

    Aynı şekilde OpenDNS. Kullanabilmek için bilgisayarın DNS ayarlarını değiştirmek gibi bir işlem aslında oldukça üst düzey bir kullanım olarak değerlendirilebilir. Ama bunu görünen o ki birçok kullanıcı yapmış, ve yapmaya devam ediyor.

    Buradan da şu sonucu çıkartıyorum. Türk internet kullanıcısı çok hızlı öğrenebiliyor ve isterse kullanamayacağı servis yok.

    Şimdi gelelim sektörümüze. Acaba bizler Türk internet kullanıcısının bu potansiyelini yeterince değerlendirebiliyor muyuz? Yoksa çoğunlukla kapasitelerini zorlamayan basit ürünler sunmaya çalışırken aslında pazarın kalitesini düşük mü tutuyoruz?

    İnanıyorum ki, eğer Türk internet kullanıcısının kendisine fayda sağlayacak, üst düzey bir uygulama olursa sorunsuz olarak kullanacaktır ve eğer Türk internet kullanıcısı kaliteyle tanışırsa Türk internet pazarı dünyada sektör olarak en üst seviyelerde yer alacaktır. Bu üst seviye de hem ekonomik, hem popülasyon, hem üretim, hem de pazar büyüklüğü anlamında olacaktır.

    Çünkü yabancı dil ayrımı gözetmeden, üst düzey ürünleri kullanabilen, çok genç bir kullanıcı profiline sahip sayılı ülkelerden birinde yaşıyoruz.

    Bu arada unutmadan FriendFeed‘deki Türk kullanıcı popülasyonu da ayrı bir konu. Alexa‘ya göre şu anda en çok trafik gönderen 7. ülke Türkiye.

    Kısacası, biraz düşününce petrolü olup da çıkart(a)mamaktan hiç farkı olmayan bir durum geldi gözümün önüne. Sadece Webrazzi‘nin ulaştığı kitlenin bile bu gerçeği farkedip çalışmalarını bu vizyon çerçevesinde şekillendirmesi bile büyük değer, sıçrama ve fark yaratacaktır.

    Bu konuda sanırım daha çok konuşmak, desteklemek, eğitmek ve hem lokal hem de global aksiyon almak gerekiyor.

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber
  • Online Reklamlar Hızla artıyor

    2011′in sonunda tüm dünya’da IDC’nın raporuna göre online reklam pazarı 106 milyar dolar olacak.Bu rapora göre online reklam harcamaları bundan sonraki yıllarda yüzde 15 ile yüzde 20 arasında artacak. Bu yılın sonunda ise dünyada online reklam harcamaları 65.2 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Ortaya çıkan bu oran dünya reklam pazarının yüzde 10’una eşit. Ve bu iş hız kesmeden daha da artacağa benziyor.

    Yine bu rapora göre 2011 yılında online reklam harcamaları, dünya reklam pazarının yaklaşık yüzde 14’ünü oluştururken 106.6 milyar dolar olacak. 2011 yılına kadar anahtar kelime tabanlı arama motoru reklamları en ünlü reklam formatı olmayı sürdürecek.Bu da bütün harcamaların üçte birinin fazlasını oluşturacak. Bunun hemen arkasında yüzde 20’ yle banner gibi görüntülü reklamlar, yüzde 19’la da seri ilanlar izliyor.

    online reklamlar

    Bunu izleyen ise video formatı şeklindeki zengin medya reklamları. Hızlı bir büyüme beklenen bu tür reklamlarda da büyüme hızı yıllık yüzde 50’den daha fazla. 2011’de ülkeye göre ise 45 milyar dolar reklam harcaması ile Amerikanın zirvede yer alması bekleniyor.Diğer hızlı büyümeye sahip bölgeler ise Orta Doğu ve Afrika Orta ve Doğu Avrupa olarak gösteriliyor. Bölgeye göre ise en fazla reklam harcaması Batı Avrupa’da olacak. Yine bu rapora göre en fazla online reklam kategorileri şöyle: elektronik, pornografi, kumar, bilgi, bilgi işlem ve kumar. Ve bunların 2011′de yine başı çekecekleri bekleniyor.

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Haber, İnternet Reklamları
  • Ne olacak bu 3D Secure?

    Çarşamba günü Endeavor ile Bankalararası Kart Merkezi‘nin (BKM) ortaklaşa düzenlediği “E-ticareti Güçlendirmek” konulu foruma katıldım. Hem sektörün sorunlarının konuşulması hem de networking açısından faydalı bir faaliyet oldu. Sanatçıların birbirini cenazelerde görmesi gibi biz de internetçiler olarak ancak böyle vesilelerle görüşebiliyoruz.

    Forumdaki konuşmaların önemli bir bölümünü 3D Secure oluşturdu. Görünen o ki, BKM, 3D Secure’a güveniyor. Yaygın hale gelmesi için gayret etmekte kararlı. Hali hazırda 1400′e yakın üye işyerinde kullanıldığını söylüyorlar ki bu da sanal posların %15′ini oluşturuyor. (Gerçi bu rakamı kaydadeğer bulmuyorum. Anlamlı olabilmesi için, sanal pos ile tahsil edilen toplam paranın yüzde kaçının 3D Secure’u kullanan sanal poslardan geçtiği verilmeli.)

    Orada da dile getirdim: 3D Secure, BKM’nin şu anki yaklaşımıyla sektöre balta vuran bir uygulama. Bunun iki önemli nedeni var:

    1. Ekranlar hiç kullanıcı dostu değil. İnternet kurtları dahi ancak çaba harcayarak sisteme üye olabiliyor. Türkiye’nin en ünlü 2 sitesinin kurucusunun üye olmayı başaramadığını, telefonla destek almak zorunda kaldığını bizzat biliyorum. (Kart bilgilerinin girildiği ilk ekran dışındakiler bankadan geldiği için sitesahipleri bu duruma müdahale edemiyor.)
    2. Tanıtımı için kuruş para harcanmıyor. Chip&Pin’deki penetrasyon ancak on milyonlarca dolarlık bütçelerle yakalanmışken, 3D Secure için ise basın bülteni göndermek dışında iletişim çabasına girilmiyor. Uygulama bizim paramızla, bizim ciromuzda oluşturulan kayıplarla oturtulmaya çalışılıyor.

    Kullanım zorluğuna dair bir örnek vereyim. İnternet bankacılığında en iyi olduğunu düşündüğüm bankanın 3D secure ekranında, kullanıcı eğer incik mincik yazıları okumadan “Devam” butonuna tıklarsa hata mesajı dönmüyor! Sadece sayfanın içindeki bankadan gelen frame yenileniyor. Teknik birinin elinden çıktığı belli olan küçük yazıları okursanız bir yerlere tıklamanız gerektiğini anlıyorsunuz. Da, benim gibi yıllardır site yapanlar, o yazıları kimsenin okuma eğiliminde olmadığını, kullanıcının işlemi gerçekleştirmek için en kestirme yolu istediğini gayet iyi biliyor.

    Sonuç: Olan sizin paranıza oluyor. Onlarca kişinin emeğiyle yaptığınız siteyi ayakta tutmak için gereken parayı 3D Secure afiyetle yiyor!

    Bu yazı Ersan Özer tarafından yazılmış olup Webrazzi.com‘da yayınlanmıştır.

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Haber, Tavsiye
  • Google hepsini dövdü; Google Friend Connect

    Geçen yazıda bahsettiğimiz MySpace Data Availability ve Facebook Connect‘ten sonra trende hızlı bir şekilde uyum sağlayan Google oldu. Google ismine yakıştığı gibi şimdiye kadar yapılan en hızlı bağlantı çemberini kurup Google Friend Connect ismiyle yayına koydu. Hem de bunu gerçekleştirirken diğer büyük isimleri de (Facebook, Orkut, Yahoo, vs..) uygulama ağına sokarak uzun süre önüne geçilmeyecek şekilde sistemi oturtmuş gözüküyor.

    Bu çemberi tanımlarken günlük yaşantımızdan örnek verirsek; komşularımızı, arkadaşlarımızı ve ailemizi içine alan kendi oluşturduğumuz bir topluluk içinde yaşıyoruz ve çeşitli günlük alışkanlıklarımız var. Yemek yemek, alışveriş yapmak, kitap okumak, vs.. uzayıp giden bu listenin her basamağında topluluğumuzla birlikte hareket etmek bizlere sosyalliğimiz açısından avantaj sağlayacaktır. Daha iyi restoranlar, daha iyi kitaplar ve belki daha ucuz bir alışveriş.

    İşte Google Friend Connect aynı çemberi doğrudan internete taşıyor. Hatta günlük yaşantınızda karşınıza sıkça çıkmayan 2. ve 3. dereceden arkadaşlarınızı da ağınıza katarak. Çember uygulamaları halihazırdaki sosyal çılgınlığın tüm bu potansiyelinin kullanılmasını sağlayarak, sosyal ağ sitelerinin potansiyelini tüm site sahipleri ve dolayısıyla tüm web üzerine yaymak istiyor. Bu alışkanlıkla birlikte her web sitesi kendisini paylaşıma açarken, site üzerindeki hareketleri de daha şeffaf bir şekilde ölçümleyebilecek.

    Bu web hareketinin bir diğer temel kazanımı ise bu günden sonra bahsettiğim market ya da kitapçının gelen müşterisini ve profilini net bir şekilde görebilecek ve sitesini sosyalleştirecek olması. Diğer müşterilere de açılabilecek olan profil, arkadaşlar, vb.. sayesinde de web üzerinde pangea‘yi oluştarmaya başlayacağız. Denemeyi örnek sitede yapabilirsiniz.

    Bugünden sonra çok hızlı bir şekilde yukarılara çıkıp, web 2.0 dünyasına biraz üstten bakabilmenizi öneriyorum. Trendi en doğru şekilde yakalamalısınız.

    Erhan Erdoğan

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber, İnternet Reklamları
  • GittiGidiyor’dan yeni girişim: Cimri.com

    Cimri.comGittiGidiyor‘un dün itibari ile açık beta yayına aldığı Cimri.com geniş bir ürün kataloğu ve buna ek olarak fiyat kıyaslama servisi olarak hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Servisle ilgili GittiGidiyor yetkilileri ile görüştüğümde bu konunun özellikle altını çiziyorlar ve “Cimri.com sadece bir fiyat kıyaslama servisi değildir, Türk kullanıcısının bulamadığı eşsiz bir ürün ansiklopedisidir.” diyorlar.

    Cimri.com‘la ilgili şu an için birçok detay bilgiye sahibim, bunları yazımın devamında paylaşacağım.

    Öncelikle GittiGidiyor‘un Cimri.com alan adını Nokta A.Ş.‘den satın aldığı bilgisi ile başlayalım. Alan adının satın alma rakamı ile ilgili ise şirket yetkilileri malesef açıklama yapmayı tercih etmiyorlar.

    Servisin kapsamının fiyat kıyaslamadan ziyade geniş bir ürün kataloğu olduğunu yazımın girişinde belirtmiştim. Bu sayı şu an için 40 bin ürün seviyesinde ancak her geçen gün hızla artmaktaymış. Bununla ilgili gerçekleştirilen çalışmanın son derece uzun sürdüğünü tahmin ederek Cimri.com yetkililerine sorduğumda, sadece katalog oluşturmak ile ilgili 9 kişinin 14 aydır çalıştığı söylendi. Cimri.com‘un programlanması aşamasında ise 4 kişi 5 aydır çalışıyormuş. Toplamda tasarım ve HTML çalışmaları ile birlikte yaklaşık 18 kişi ile sürdürülen bir proje olduğu belirtiliyor.

    Cimri.com‘un tüm altyapısında Java programlama dili kullanılmış ve tüm servis AJAX ile sayfa yüklemesiz olarak modellenmiş.

    Cimri.com anlaşılacağı üzere ürün bilgilerini başka sitelerden çekerek çalışmıyor. Tüm ürün bilgileri sistemde yer alıyor ve fiyat bilgileri için de tedarikçilerle/satıcılarla kurulan bağlantı üzerinden güncel veri alınıyor. Ürünün satış aşamasında ise ilgili e-ticaret sitesine yönlendirme yapılıyor.

    Cimri.com‘un önümüzdeki günlerde GittiGidiyor.com ile de bir entegrasyonunun olacağını öğrendim. GittiGidiyor.com‘da hem satıcılar ürün girişi yaparken hem de alıcılar tarafından yapılan ürün aramalarında Cimri.com verisi sisteme dahil edilecekmiş. Arama sonuçlarında ürünlerin özet bilgisi Cimri.com verisi ile sağlanacak olup, detay bilgi istenmesi durumunda Cimri.com‘a yönlendirme gerçekleştirilecekmiş. Satıcıların GittiGidiyor.com‘a ürün girişi aşamasında ise ürünle ilgili spesifikasyonların yine Cimri.com üzerinden çekilmesi eminim büyük kolaylık sağlayacaktır.

    Söz konusu geniş ürün kataloğu elbette farklı servisler tarafından da şimdiden talep edilmekteymiş, ancak GittiGidiyor yetkilileri bu konudaki çalışmaları projenin ilerleyen fazlarında gündeme getirmeyi planlamaktalar. Bana sorarsanız Cimri.com verisinin, ücretsiz olur mu bilemiyorum ama, ticari olarak paylaşıma açık olacağının sinyalleri bu yaklaşımdan alınabiliyor.

    Cimri.com‘un bir de satıcılar için arayüzü bulunuyor. Ürünleri servis üzerinden sergilenen tedarikçiler/satıcılar için modellenen bölümden ürün yetkilileri detaylı raporlara ulaşabiliyorlar. Demo hesabıyla incelediğim yönetim alanında satıcıların ürün kategorisi, alt kategori ya da direkt ürün bazında performans raporlarına anlık ulaşabilmeleri sağlanıyor. Aynı zamanda yine bu bölümdeki ürün yönetim ekranı sayesinde de satıcılar ürünlerini filtreleyerek Cimri.com üzerinden ürün bilgilerine dair güncellemelerini yapabiliyorlar.

    Kısacası Cimri.com‘un uzun süredir üzerinde çalışılan ve sahip olduğu veri ile son derece değerli bir girişim olduğunu görebiliyorum. Bunun yanında servisin hayata geçirilme aşamasında ve sonrasında oldukça maliyetli bir girişim olduğu ve olacağı da ortada. GittiGidiyor‘un 1 yıldan uzun süredir Cimri.com‘a kaynak ayırmış olmasını bu alandaki önemli hedefleriyle kesinlikle bağdaştırabiliriz. Buna ek olarak Cimri.com‘un Cimri A.Ş. isimli ayrı bir şirket olmasını da “GittiGidiyor eBay olsun, kalan sağlar bizim olsun” gibi bir yaklaşımla değerlendirebilir miyiz? İşte orasını bilmiyorum ama elbette düşünmeden edemiyorum.

    Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com‘da yayınlanmıştır.

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber
  • Online radyo tam gaz büyüyor

                               

     Çalışan insanlar arasında, geleneksel radyo yerine internetten radyo dinleyenlerin sayısı, 2007’den 2008’e çarpıcı bir büyüme kaydetti. “Arbitron/Edison Media Research Internet & Multimedia”nın verilerine göre, Amerika’da full time veya part time çalışanlar arasında radyoyu online olarak dinleyenlerin oranı bir yıl içinde yüzde 12’den yüzde 20’ye yükselirken, geleneksel radyoyu tercih edenlerin oranıysa yüzde 88’den yüzde 80’e geriledi. Araştırmanın sonuçlarına göre, radyoyu internetten dinlemeyi tercih edenler arasında çoğunluğu, üniversite mezunu çalışanlar oluşturuyor.

    Marketing Türkiye

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber, İnternet Reklamları
  • Maksat KOBİ’lerin ayağı alışsın!..

    Turkcell’in iş dünyasına yönelik servisi olan işTcell, Google ile yaptığı işbirliği çerçevesinde KOBİ’leri internete çekmeyi planlıyor. Başlangıçta belli kota ve süre ile ücretsiz verilen hizmetin, limit ve kotayı aşan kısmı ise ücretlendiriliyor.

    Türkiye’de bulunan 2 milyon küçük ve orta ölçekli işletmeden, sadece 400 bininin kendilerine ait internet sitesi olduğunu ve pek çoğunun kendi e-posta adresi olmadığı gerçeğinden hareket eden servis, geride kalan bu işletmelerin internet ile tanışmasında etkili olmayı planlıyor. Yeni servis, bu işletmelerin sistem içine girmeye niyetli olması için, ticarette sıkça kullanılan “ayak alıştırma” modelinin sanal ortamadaki yansıması gibi duruyor.

    Servis bu amaçla; küçük ve orta ölçekli işletmelere, tek bir yerden ve belli bir dönem ve kota ile sınırlı olmak üzere ücretsiz web sitesi adresi ve çalışanları için şirket adı uzantılı e-posta sahibi olmayı sağlıyor.

    Bunun sonucunda servisten 2008 yılı içerisinde yararlanacak tüm İşTcell’li işletmeler, aldıkları bir adet alan adını 2 yıl boyunca ücretsiz olarak kullanabiliyor. İşletmeler aynı zamanda, Google arama motorunda kullanılmak üzere 80 YTL’lik reklam kuponu ve bir ay boyunca cep telefonlarından e-postalarına 50 MB’lık erişime de ücretsiz sahip oluyor. 50 MB’lık kotanın aşılması durumunda servisin ücreti işletmeden tahsil ediliyor.
    İşTcell’li işletmeler ayrıca internet üstünden anında yazılı veya sesli iletişim imkanı sağlayan Google Talk (GTalk), iş takibini sağlayacak Google Takvim, ofis uygulamalarının şirket içinde web üstünden kullanılmasına imkan veren Google Dokümanlar’ı içeren Google Apps uygulamalarından da faydalanabiliyor.

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber, İnternet Reklamları
  • Hello.com elveda dedi

    Google’ın az bilinen fotoğraf paylaşım ve mesajlaşma hizmetlerinden birisi olan Hello.com, ana sayfası üzerinden sitenin artık yayında olmayacağını duyurdu.

    2004 senesinde Picasa’yı satın alarak bünyesine katan Google, “Her iyi şeyin bir sonu vardır” diye yazdığı Hello.com ana sayfasında, 15 Mayıs’tan itibaren site üzerinde bugüne kadar verilen hizmetlerin sonlandırılacağı, paylaşım ve mesajlaşma yapmak isteyen kullanıcıların Picasa, Google web albümleri ve Google Talk gibi uygulamalara yönelmelerini öneriyor. Hello.com daha önceden Picasa’nın bir parçası olarak çalışıyordu.

    Öte yandan sitede yeni projelerin yolda olduğu ve farklı yüzlerle kullanıcılarla buluşulabileceği de not düşülmüş.

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber, İnternet Reklamları
  • Google da Facebook ve MySpace’e katıldı

    Google’ın sosyal network veri transferi kalabalığına “Friend Connect”i bugün katması bekleniyor. Geçtiğimiz hafta Facebook ve MySpace de buna yakın taşıma yöntemlerini açıklamıştı. Facebook Connect, kullanıcıların arkadaşlarını, profil fotoğraflarını, etkinlikleri ve diğer veriyi ortak sitelere aktarabilmelerini sağlıyor.

    Yahoo da lider sosyal network firmalarıyla anlaşıyor. Bu sayede kendi kullanıcıları dab u imkanlardan yararlanabilecek.

    Facebook ve MySpace gizlilik kontrollerinin nasıl çalışacağını daha açıklamadı.  

  • 0 yorum
  • Bulundugu Kategori: Genel, Haber
  • 


    • İnanırsanız varsınız... İnanmazsanız kaybolursunuz...

      Internet, pazarlamayı baştan yarattı. Bundan yaklaşık 10 Yıl önce pazarlamaya dair bildiğimizi sandığımız çoğu şey bugün aslında doğru değil... Tüm bunların suçlusu(!) ise Internet...
      Düşündüğüm görüş ve yorumlarımı interaktif, hiperaktif adlı bloğumda sizlerle paylaşıyorum.
      Sizleri de, yorumlarınızla sohbete katılmaya davet ediyorum.



    visitor stats