İnteraktif, Hiperaktif…
3 Tem
İzlesene.com‘un kendi video sitesini kurmak isteyen ya da uygulamalarında video özelliklerini desteklemek isteyen kişiler için hazırladığı video API’si devreye girdi. İzlesene.com altyapısını kullanan ve geliştiricilerin hızlı video çözümleri geliştirebilmesini sağlayan servisin son derece değerli olacağını düşünüyorum.
Türkiye’de daha önce benzerini duymadığım bu uygulama ile bence en önemlisi girişimcilerin üzerindeki sunucu yükü alınmış oluyor.
İzlesene.com yetkililerinden aldığım bilgiye göre API’yi devreye almaları ile birlikte API seri numarası isteyen 20‘e yakın kullanıcı olmuş.
API kapsamında oldukça geniş seçenekler sunan İzlesene.com‘un detaylı API sayfalarına ve örnek uygulamasına da site üzerinden ulaşabilirsiniz.
Özellikle belirtmek isterim ki, benim bu API desteği birlikte daha fazla video sitesi açılması gibi bir hayalim ya da isteğim yok. Video desteği olan inovatif uygulamalar ve video üzerine kurulu verimli araçlar API desteği ile hayata geçirilebilecek ve dikkatimi çekecek girişimler olacaktır.
Önemli bir fırsat ve imkan olarak gördüğüm İzlesene.com video API’sini kullanan geliştiricilerden çıkan uygulamaları hep birlikte takip ediyor olacağız.
Webrazzi Arda Kutsal
3 Tem
Bugün Alexa Türkiye sıralamasında entresan bir site ile karşılaştım. Türkiye’nin en çok ziyaret edilen siteleri arasında 50. sırada yer alan bu site OpenDNS. Ama daha da önemlisi OpenDNS‘e trafik sağlayan ülkeler arasında Türkiye‘nin Amerika‘dan sonra 2. sırada olması.
Bunun sebebini anlamak çok zor değil. Ülkemizde yasaklanan sitelere erişmek için birçok kullanıcı DNS ayarlarını OpenDNS‘e göre düzenliyor. Devamında ise eğer yazılan adreste bir hata varsa gelen sayfa OpenDNS arama sayfası oluyor.

Şimdi buradan şöyle bir sonuç çıkartabiliriz. Türkiye’de hem çok fazla OpenDNS kullanıcısı var, hem de adresleri çoğu zaman yanlış yazdıkları için arama ekranına ulaşarak siteye trafik sağlıyorlar.
Burada sadece OpenDNS kullanıcısı olmanın Alexa‘da bir trafik sayımına imkan vereceğini düşünmediğim için böyle bir tespitte bulunuyorum. Herhalde DNS üzerinden geçen trafiği Alexa sayamıyordur diye düşünüyorum.
Diğer taraftan kafamda bir de şu saptama şekilleniyor. Türkiye’deki internet kullanıcıları aslında üst düzey işlemleri istedikleri zaman kolaylıkla yapabiliyorlar.
Mesela Facebook uygulamaları. Oldukça üst düzey olduğunu düşündüğüm hatta İngilizce olmasının sorun olabileceğini tahmin ettiğim böylesine bir işlemi bile milyonlarca Türk kullanıcı yapabiliyor.
Aynı şekilde OpenDNS. Kullanabilmek için bilgisayarın DNS ayarlarını değiştirmek gibi bir işlem aslında oldukça üst düzey bir kullanım olarak değerlendirilebilir. Ama bunu görünen o ki birçok kullanıcı yapmış, ve yapmaya devam ediyor.
Buradan da şu sonucu çıkartıyorum. Türk internet kullanıcısı çok hızlı öğrenebiliyor ve isterse kullanamayacağı servis yok.
Şimdi gelelim sektörümüze. Acaba bizler Türk internet kullanıcısının bu potansiyelini yeterince değerlendirebiliyor muyuz? Yoksa çoğunlukla kapasitelerini zorlamayan basit ürünler sunmaya çalışırken aslında pazarın kalitesini düşük mü tutuyoruz?
İnanıyorum ki, eğer Türk internet kullanıcısının kendisine fayda sağlayacak, üst düzey bir uygulama olursa sorunsuz olarak kullanacaktır ve eğer Türk internet kullanıcısı kaliteyle tanışırsa Türk internet pazarı dünyada sektör olarak en üst seviyelerde yer alacaktır. Bu üst seviye de hem ekonomik, hem popülasyon, hem üretim, hem de pazar büyüklüğü anlamında olacaktır.
Çünkü yabancı dil ayrımı gözetmeden, üst düzey ürünleri kullanabilen, çok genç bir kullanıcı profiline sahip sayılı ülkelerden birinde yaşıyoruz.
Bu arada unutmadan FriendFeed‘deki Türk kullanıcı popülasyonu da ayrı bir konu. Alexa‘ya göre şu anda en çok trafik gönderen 7. ülke Türkiye.
Kısacası, biraz düşününce petrolü olup da çıkart(a)mamaktan hiç farkı olmayan bir durum geldi gözümün önüne. Sadece Webrazzi‘nin ulaştığı kitlenin bile bu gerçeği farkedip çalışmalarını bu vizyon çerçevesinde şekillendirmesi bile büyük değer, sıçrama ve fark yaratacaktır.
Bu konuda sanırım daha çok konuşmak, desteklemek, eğitmek ve hem lokal hem de global aksiyon almak gerekiyor.
1 Tem
2011′in sonunda tüm dünya’da IDC’nın raporuna göre online reklam pazarı 106 milyar dolar olacak.Bu rapora göre online reklam harcamaları bundan sonraki yıllarda yüzde 15 ile yüzde 20 arasında artacak. Bu yılın sonunda ise dünyada online reklam harcamaları 65.2 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Ortaya çıkan bu oran dünya reklam pazarının yüzde 10’una eşit. Ve bu iş hız kesmeden daha da artacağa benziyor.
Yine bu rapora göre 2011 yılında online reklam harcamaları, dünya reklam pazarının yaklaşık yüzde 14’ünü oluştururken 106.6 milyar dolar olacak. 2011 yılına kadar anahtar kelime tabanlı arama motoru reklamları en ünlü reklam formatı olmayı sürdürecek.Bu da bütün harcamaların üçte birinin fazlasını oluşturacak. Bunun hemen arkasında yüzde 20’ yle banner gibi görüntülü reklamlar, yüzde 19’la da seri ilanlar izliyor.

Bunu izleyen ise video formatı şeklindeki zengin medya reklamları. Hızlı bir büyüme beklenen bu tür reklamlarda da büyüme hızı yıllık yüzde 50’den daha fazla. 2011’de ülkeye göre ise 45 milyar dolar reklam harcaması ile Amerikanın zirvede yer alması bekleniyor.Diğer hızlı büyümeye sahip bölgeler ise Orta Doğu ve Afrika Orta ve Doğu Avrupa olarak gösteriliyor. Bölgeye göre ise en fazla reklam harcaması Batı Avrupa’da olacak. Yine bu rapora göre en fazla online reklam kategorileri şöyle: elektronik, pornografi, kumar, bilgi, bilgi işlem ve kumar. Ve bunların 2011′de yine başı çekecekleri bekleniyor.

İnanırsanız varsınız... İnanmazsanız kaybolursunuz...
Internet, pazarlamayı baştan yarattı. Bundan yaklaşık 10 Yıl önce pazarlamaya dair bildiğimizi sandığımız çoğu şey bugün aslında doğru değil... Tüm bunların suçlusu(!) ise Internet...
Düşündüğüm görüş ve yorumlarımı interaktif, hiperaktif adlı bloğumda sizlerle paylaşıyorum.
Sizleri de, yorumlarınızla sohbete katılmaya davet ediyorum.